Dijital Bakıcı Dönemi Bitiyor: Çocuğunuzla Ekran Karşısında "Medya Sözleşmesi" İmzalayın!
Dijital Bakıcı Dönemi Bitiyor: Çocuğunuzla Ekran Karşısında "Medya Sözleşmesi" İmzalayın!
8.07.2026
SAYFAYI PAYLAŞIN
  • Facebook
  • Twitter
  • Google+

8 Temmuz Video Oyunları Günü’nde Uzman Uyarısı: Dijital Oyunları Yasaklamayın, Sınır Koyun!

8 Temmuz Video Oyunları Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Çocuk Gelişimi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, dijital oyunları çocukların hayatından tamamen çıkarmanın pedagojik açıdan yanlış olduğunu vurguladı. Doğru seçilen strateji ve simülasyon oyunlarının çocukların bilişsel yeteneklerini artırdığını belirten Gülaldı, katı yasakların çocukları gizliliğe ve yalana itebileceği konusunda ebeveynleri uyardı.

Şiddet İçerikli Oyunlar Tehlike Saçıyor: Gerçek Hayattaki Acıya Karşı Duyarsızlaştırıyor

Tamamen Yasaklamak Sosyal Dışlanma Getiriyor

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, dijital teknolojilerin geleneksel oyun kültürünü dönüştürerek çocukluk döneminin merkezine yerleştiğini ifade etti. Günümüz dünyasında tamamen yasaklayıcı bir tutumun gerçekçi olmadığını söyleyen Gülaldı, "Bu durum çocuğu akran grubunun ortak iletişim dilinden soyutlayarak sosyal dışlanma hissi yaratabilir. Dahası, katı yasaklar çocukta merakı ve gizli arayışları tetikler; çocuk ebeveyn denetiminden uzak, kontrolsüz alanlarda bu ihtiyacını doyurmaya çalışırken gizliliğe ve yalana yönelebilir. Asıl sağlıklı yaklaşım, yasaklamak değil, doğru ve net sınırlar koymaktır" dedi.

Şiddet İçerikli Oyunlar Duyarsızlaştırıyor

Yaşa uygun olmayan oyun seçimlerinin çocukların bilişsel ve duygusal gelişimini baltaladığına dikkat çeken Dr. Demet Gülaldı, özellikle erken çocukluk döneminde kurgu ile gerçek ayrımının tam yapılamadığını hatırlattı. Korku ve yoğun gerilim içeren ögelerin kaygı bozukluklarına ve uyku düzensizliklerine yol açtığını belirten uzman, en büyük tehdidin ise şiddet içerikli oyunlar olduğunu söyledi. Yoğun şiddet içeren görsellere maruz kalmanın çocukta duyarsızlaşmaya neden olarak gerçek hayattaki acı ve şiddete karşı tepkisizleşmeyi beraberinde getirdiğini, bunun da okul ortamında akran zorbalığı, dürtüsellik ve öfke patlamalarına zemin hazırladığını aktardı.

Oyun Türlerine Göre Çocuk Gelişimine Katkıları

Doğru yapılandırılmış ve pedagojik süzgeçten geçmiş dijital oyunların dikey olarak çocuklara sağladığı faydalar şu şekildedir:

  • Strateji, Bulmaca ve Simülasyon Oyunları: Analitik düşünme becerisini artırır, dikkat süresini uzatır, görsel-uzamsal algıyı geliştirir ve sebep-sonuç ilişkisi kurmayı öğretir.

  • Açık Dünya ve İnşa Etme (Sandbox) Oyunları: Çocukların hayal güçlerini dijital bir tuvalde somutlaştırarak yaratıcılıklarını besler.

  • Çok Oyunculu ve İş Birliğine Dayalı (Co-op) Oyunlar: Ortak bir amaca ulaşmak için liderlik yapma, rol paylaşımı, yardımlaşma ve kriz anında takım olarak hareket etme becerisi kazandırır.

Çözüm: Dijital Okuryazarlık ve "Medya Sözleşmesi"

Ebeveynlerin oyun seçerken PEGI veya ESRB gibi uluslararası yaş derecelendirme etiketlerine mikro düzeyde dikkat etmesi gerektiğini belirten Gülaldı, ailelere altın değerinde tavsiyelerde bulundu. Ekranın bir "bebek bakıcısı" olarak görülmemesi gerektiğini, en sağlıklı yöntemin oyunu aile içi bir aktiviteye dönüştürerek çocukla birlikte oynamak olduğunu ifade etti. Oyun kurallarının kriz anlarında değil, sakin bir zamanda çocukla birlikte bir "Medya Sözleşmesi" imzalanarak netleştirilmesi gerektiğini; oyunun uyku, beslenme ve yüz yüze sosyalleşme gibi hayati rutinleri engellememesi gerektiğinin altını çizdi.

Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalı? "İnternet Oyun Oynama Bozukluğu" günümüzde uluslararası tanı kitaplarında bir davranışsal bağımlılık olarak yer almaktadır. Eğer çocuk;

  • Ekran başından kalkması istendiğinde aşırı öfke ve saldırganlık gösteriyorsa,

  • Oyun için uykusundan, yemeğinden ve eski hobilerinden vazgeçiyorsa,

  • Okul başarısında ani düşüşler yaşıyor ve gerçek arkadaşlarından uzaklaşıyorsa,

Ebeveynler hiç vakit kaybetmeden bir uzmandan profesyonel destek almalıdır. Unutulmamalıdır ki, aşırı oyun oynama davranışı bazen çocuğun gerçek hayatta yaşadığı akran zorbalığı, akademik başarısızlık veya aile içi huzursuzluk gibi başka bir problemin maskelenmiş bir sonucu olabilir.

DİĞER HABERLER